28.9.10

Changes, next exit

Değişim böyle birşey olsa gerek.. Hergün değişim dedik. İnandık. Sevdik. Canımız yandı. Ama değiştik.. Herakleitos ne demiş, değişmeye tek şey değişimn kendisidir.

Hatta bir de eklemiş... Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz.. O artık içinde 1 kere yıkanılmış nehirdir...

Biz de aslında hiçbir zaman aynı insan olamayız. 1 kere bir karar aldıktan sonra, karar almış biz oluruz. Karar almış bizi, yola çıkmış biz izler.. Yola çıktıktan sonra insanlarla karşılaşan bizle devam ederiz hayatımıza.. Dedik ya, biz de ilk günkü gibi değiliz.. Artık karar almış, yola çıkmış, insanlarla karşılaşmış ve hayatına devam eden biziz..

Her geçen gün olgunlaşır, bize ait cümleleri hayatımıza yazar, gereksizleri atarak devam ederiz yürümeye.. Tesadüfler, yansımalar ve karmaşalarla şekillenir, yeni kararlara yol açarız.. Çatallara gelir, ilk tetikleyenle yolumuzu çizeriz yeniden, yeniden ve yeniden..

Bir de seçemediğimiz koşullar vardır geçirdiğimiz zaman içinde... Aile gibi.. Kucaklarına doğar, sevgiyle büyür, onlar olarak devam eder, ya da etmeyiz.. Görmezden gelmez, ya da geliriz... Saygıdandır diye susarız.. Ama zaman bu durduğu yerde durmuyor ki... Herkesin, yaş farklarının görmezden gelindiği kendini kurtarma yılları artık bu yıllar.. Aramızda çağ olduğu için alışılamıyor belki de.. Hala....

Bugün bir değişimin tam kucağında oturuyorum.. Sevdim buradaki hayatımı bugün ilk defa.. heyecanlandım.. Mutlu oldum... Dostun yok diyenlere taş çıkartacak güzellikte gözlerimi yeniden açtım dünyaya... Biraz gözlerim yanıyor ama açık en azından..

Bugün bir yüzük daha çıkarttım parmağımdan.. Daha doğrusu altın bilezik derler ya eskiler... Ondan..

Sevgiyle hayata bir kere daha tutunarak...

Hala gözlerim acıyor ama...

Hiç yorum yok: