Yüzeysel olsun istemiyorum hiçbirşey. Ve bu yuzden yuzeyselliğe yer vermiyorum yaşarken. Belki de samimiyetsizliğe. En büyük samimiyetsizin ben olduğumu söylüyorlardı bir ara. Yüzüme yapıştığı düşünülen bir gülümseme de bunun en büyük göstergesiymiş. Bakalım...
Bu ara eskisi kadar çok gülmüyorum. Pozitifim halen hayata karşı ama artık eskisi kadar cok gulmuyorum. En azından suratıma yerleşmiş bir samimiyetizlik yok. Bunu da yerleşen huzurumun bir göstergesi olarak kabul ediyorum.
Nasıl geldik peki bu huzura? Açıklıyorum. Aynı yollarda ayrı hayatlar yaşayarak.. Nasıl mı? İnceleylim..
Birçok insanın hayatına dokunursun istemeden her gün. Bazen oturur konuşur, bazen gözgöze durur, bazen aynı mekan içinde farkına varmaz ama biryere gitmeye çalışırken önünde duran kalabalıktan birisi olur. Sliding doors kafası işte.. Eğer o gün o kalabalıkta yürüyebilseydin, o insan önünde bardağını yere düşürdüğü için saliselik bir durma anı yaşamasaydın, ne olurdu?
Belki işte daha huzurlu bir an yaşardın, büyük bir başarıya ulaşırdın, belki hayatının aşkıyla karşılaşırdın, belki de hayatını kaybederdin.. Kim bilebilir ki?
Herhangi bir filme atıf yapmıyorum. Sadece hepimiz gibi daha dikkatli görmek, eskisinden daha da geniş bir açıyla bakmak hoşuma gidiyor. Gözlerim çok ağrıyor ama hoşuma gidiyor...
Geçmişimde sen olmasaydın, senin bugunku hayatın boyle olmayacaktı biliyorsun değil mi? Ya da şöyle düşünelim.. Sen olmasaydın aslında bugün ben burada olmayacaktım belki de.. Mekan değil, zaman değil, bu düşünceye sahip olmayacaktım biliyorsun değil mi?
İyi ki varmışsın.. Şimdi neredesin bilmiyorum, özlüyorum, ama iyi ki varmışsın.. Varmışsın ki görmüşüm. Varmışsın ki bir parça daha büyümüşüm..
Hayatına herkes dokunur bir gün ister istemez.. Yakın arkadaşların olur, hayatı yaşarsın, uzak arkadaşların olur kendini yaşarsın... Sevgilin olur beraber yaşarsın, yalnızsındır düşüncelerinle yaşarsın...
Ama gerçek olan, sen kendini yaşarken yanında olabilendir.. Bunu da asla unutmadın değil mi? Değişmeden, kalıba bürünmeden, safça...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder